TAHİR İLE ZÜHRE / Aşk Hikayeleri

Yazımızı Paylaşın

TAHİR İLE ZÜHRE / Aşk Hikayeleri

Aşk hikayeleri bölümümüzde Tarihte anlatılan ve efsane olmuş bir hüzünlü aşk hikayesi okuyacaksınız, Tahir ile Zühre, Türk anonim halk hikâyesi dir. Padişahın kızı olan Zühre ile vezirin oğlu Tahir‘in ölümle son bulan aşk hikayeleri ni ve sonu hüzün ile biten yolculuklarını anlatır.

Geçmiş zamanların birinde zengin ve şöhretli bir padişah varmış. Malı, mülkü, askeri, kısaca her şeyi varmış. Ancak çocuğu olmuyormuş. Hekimlere gitmiş, derdine çare bulamamıştır. Bunlardan fayda göremeyince, kendisini eğlenceye verip, yaptırdığı bahçeye gidip gelmeye başlar…

Bir gün veziri ile çarşıda dolaşmaya çıkar, “Herkim bana altın verirse, tanrı onun muradını versin.” diyen bir dilenciye para verir. Oradan ayrılarak bahçeye doğru giderler ve bir ağacın altına otururlar İleride bir ağacın altında yaşlı bir derviş görürler ve onun yanına giderler.

Derviş, ”Marifetlerim vardır.” deyince, padişah gönlünden geçeni bilmesini ister. Dervişte, padişah ve vezirin çocuğunun olmadığını, evlat istediklerini bilir. Bunun üzerine dervişten yardım isterler. Derviş de cebinden bir elma çıkarır ve ikiye böler. Bu elmaları yerlerse çocukları olacağını, padişahın kızı ve vezirin oğlu olacağını, ama onları ayırmamalarını, evlendirmelerini söyler. Padişah da, vezir de çok sevinir. Akşam elmayı yerler ve dokuz ay on gün sonra padişahin kızı, vezirin de oğlu gelir dünyaya. Kızın adını Zühre, oğlanın adını Tahir koyarlar.

Tahir ile Zühre birlikte büyürler. En tanınmış hocalardan ders alırlar ve çok zeki oldukları için her şeyi öğrenirler. Fakat on beş yaşında Zühre’nin gönlü Tahir’e düşer ve uyurken Tahir’ i öper. Tahir çok kızar, kardeş Olduklarını sanır. Bir gün Zühre, Tahir’ i yine öper ve Tahir de Zühre’yi döver. Zühre o kadar üzülür ki, Allah’a ”Allah’ım, benim sevgimin yarısını Tahir’e ver.” diye dua eder.

Tahir de Zühre’ye âşık olur. Bu sefer Zühre kendini naza çeker. Ancak kardeş olmadıklarını öğrenen Tahir ile Zühre günden güne birbirine daha çok bağlanırlar. Sazlarını alıp birbirlerine türküler söylerler.

Bunları gören Arap Köle, padişahın karısına söyler. Padişah kızını, Tahir ile evlendirmenin zamanının geldiğini söyler. Ancak karısı, kızının padişah oğluyla evlenmesini istemektedir. Padişah kendi gözleri ile âşıkları görmek ister ve görünce evlendirmeye karar verir.

Bu arada Tahir rüyasında iki kara köpeğin kendisine saldırdığını görür ve rüyası çıkar. Padişahın karısı, padişaha cadının yaptığı şerbeti içirince, padişah, Tahir’den soğur ve onu saraydan kovar.

Aşkı ile yanıp tutuşan Tahir, Zühre’nin köşkünün önüne gelerek sitem dolu türküler söyler. Zühre de olayları dadısından öğrenir ve her şeyi Tahir’e anlatır.

Arap Köle, bunları görünce yine padişaha haber Verir. Bu sefer padişah onu Mardin’e sürer. Mardin’de yedi yıl kalan Tahir, Allah’a dua eder ve onu zindandan kurtarmasını ister. Duası kabul olur, zindanın açılan kapısından siyah atıyla Hızır gelir ve onu atına alıp, 0 uyurken Zühre’nin köşkünün önüne bırakır. Zühre, Tahir’i dadısına gönderir. O günden sonra, her gece gizli gizli buluşup zevk ve sefa eylerler.

Fakat bir gün rüyasında Tahir, kara köpeklerin yine etrafını sardığını görür, rüyası yine çıkar. Çünkü Arap Köle onları yine görmüştür. Bunu padişaha haber verir ve Tahir, üstü açık bir kayıkla Sat Suyuna bırakılır. Sat Suyunun kenarında da Göl Padişahının sarayı vardır. Zühre bunu bildiği için Göl Padişahının kızına mektup yazar ve Göl Padişahının kızları Tahir’i bulurlar.

Göl Padişah’ının üç kızı da Tahir’ i sevmektedir ve bir gün onu paylaşamadıkları için kavga ederken. Tahir bunları duyar ve kaçar.

Bir çeşme başında dua eder ve uyur. At sesiyle uyanınca yanında bir Derviş görür. Yine ata biner ve gözlerini kapatır. Derviş ”aç” dediği zaman Tahir kendisini Zühre’nin köşkü önünde bulur. Dadısına gider, dertleşirler. .

Bir gün Tahir, davul zurna sesleri duyar ve dadısından Zühre’nin evleneceğini öğrenir. Kadın kıyafetleri giyer ve düğüne gider. Kendini Zühre’ye tanıtır. Ertesi gün Zühre ile anlaşırlar. Hamama gitmek için çıkıp kaçmaya karar verirler. Ancak Arap Köle de kadın kılığına girmiş ve onları görmüştür. Arap Köle durumu padişaha haber verir. Padişah, Tahir’i yakalatır, mecliste onu ve kızını anmadan üç hane türü söylerse affedeceğini söyler.

Tahir iki haneyi söyler, fakat üçüncü hanede Zühre’nin içeri girdiğini görür ve onun ismini kullanır, padişah da onun boynunu vurdurmaya karar verir.

Cellat, Tahir’in boynunu vurmadan önce, Tahir namaz kılıp, Allah’a ruhunu alması için dua eder ve hemen ölür. Bunu gören Zühre aklını kaçırır. Hekimler çare bulamaz, hatta Tahir’in etini yedirmeye kalkarlar, ama dadısından bunu öğrenen Zühre çok kızar, Tahir’ in mezarına gider.

Allah’a ruhunu alması için dua eder ve ölür.

Mezara gelen Arap Köle de Zühre’ye âşık olduğu İçin kendini hançerle öldürür. Padişah kızını Tahire vermediği için pişman olur, ama iş işten geçmiştir.

Bir süre sonra âşıklara mezar yapılır, Arap Kölede baş uçlarına gömülür, oradan geçenler Zühre’nin mezarında beyaz bir gül fidanı, Tahir’in üzerinde ise bir kırmızı gül fidanı görürler, Arap mezarında kara bir çalı bitmiştir.

Hüzünlü aşk hikayesi olan Tahir ve Zühre’nin aşk hikayesi ni okudunuz, aşk hikayemizi beğenmeyi ve yorum yapmayı unutmayın.

TAHİR İLE ZÜHRE MESELESİ

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil,
bütün iş Tahirle Zühre olabilmekte
yani yürekte.

Meselâ bir barikatta dövüşerek
meselâ kuzey kutbunu keşfe giderken
meselâ denerken damarlarında bir serumu
ölmek ayıp olur mu?

Hikayeler Kategori

Kısa Hikayeler
İbretlik Hikayeler
Dini Hikayeler
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Gerçek Yaşam Hikayeleri
Sizden Gelen Hikayeler 
İngilizce-Türkçe Hikayeler
Yaşam Tadında Kısa Hikayeler (Youtube)


KISA HİKAYELER

Severek Okuduğunuz hikayelerimize Android uygulamamızı indirerek cep telefonlarınızdan ve Tabletlerinizden Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz.

 


Yazımızı Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir