BAŞÖRTÜSÜ HİKAYESİ

Yazımızı Paylaşın

Başörtüsü Hikayesi / ibretlik hikayeler

Burası bir kumaş pazarı. Ben de bir zamanların Gözde kumaşı idim. Ama Şimdi eskisi gibi rağbet etmiyorlar bana. Modam geçmiş, Renklerim canlı değilmiş, Yaşlı işiymişim. Bu yüzden diğer parlak renklerin altında kalmış, Ezilme tehlikesi ile karşı karşıyaydım.

O karanlık ve tozlu yerde yıllardan beri bekliyordum.. Üstümdeki kumaşların parçaları bitiyor, yerine Yenileri geliyordu, Ustam Kumaşları dizerken, Bazen bana gözü çarpıyor, ” Yer kaplıyorsun, Yıllardan beri buradasın, Seni artık buradan kaldırmam gerekiyor” diyordu kendi kendine. Hayır diye avazım çıktığı kadar bağırmak istiyordum.

Bir gün elbet beni de alan biri bulunacak. Diğer havalı renkler alay ederek ”Komik olma Artık Senin yüzüne bakan bile yok ”dediler, ”Bir de bize bak Ne kadar güzeliz renklerimiz Şeker gibi, desenlerimiz Göz alıcı, oysa sen Ne kadar da iç karartıcısın”. Kendimi savunarak ”Hiç de iç karartıcı değilim, Bir zamanlar Bende yok satardım, Aranan bir kumaştım”. ” O bir zamanlardı şekerim Şimdi bayanlar kendilerinin farkına vardılar, Daha güzel olmak istiyorlar, Daha çekici daha göz, kamaştırıcı olmak istiyorlar. Ama sen Mahkeme suratlısın koyu bir pembe kumaş işte”.

Her gün böyle sözler, Daha derinlere doğru kayıyor, Doğru söylüyorlar, Benim çoktan modam geçmişti. Oysa önceden bayanlar Dikkat çekmemek için, Beni tercih ederlerdi. Benden genellikle başörtüsü yaparlardı. Ben bunları düşünürken içeri genç bir bayan girdi. Ağır tavırlarıyla Sade giyimiyle, Vakarlı Birine benziyordu. Ben bütün olanları diğer kumaşların altındaki küçük bir aralıktan izliyordum. Ustam müşteriyi görünce, ”Buyurun küçük hanım, Yardımcı olabilir miyim” dedi Genç kız Sakin bir Eda’yla Bakışlarını kumaşların üzerinde gezdirip, ”Başörtü lük bir kumaş arıyorum” diye bir kuş gibi şakıdı. Bunu Duyar duymaz kalbimden vurulmuştum.

Bizim bulunduğumuz yere doğru geliyorlardı. Üstümdeki uçuk renkli kumaşlar, Güzellik yarışına girmiş gibiydiler. Benim duyduğum onlar da duymuş üstümde debelenip duruyorlardı , Fısıldayarak ” Susun Geliyorlar” dedim. Portakal renkli bir kumaş ”Sana ne oluyor Bir varken senin hiç şansın yok” dedi. ”Şans mı Kader mi göreceğiz” dedim. Genç kızın Beni görmesini çok arz ediyordum, Ama nasıl!. O kadar derinlerde kalmıştım ki, Ustam beni zahmet edip Çıkarır mıydı. Ustam Eline fıstık yeşili bir kumaş alıp, ”Bu renk Size çok yakışır, Şimdi genç kızlar hep bu renklerden alıyor” dedi. Genç kız Kumaşa göz ucuyla bakıp, Tenezzül etmedi, Diğer kumaşları inceliyor , Gittikçe gül yüzüne bir kaygı geliyordu,  Ustamda Genç kıza yardımcı oluyordu. ” Yine siz bilirsiniz, Ama yaşınıza şu pembe Turuncu gibi renk çok uygun”. Renkli kumaşlar hep bir ağızdan ”evet” dedi.

Kendini göstermek için, Bir çabaya girmiştim, Ama diğerleri beni itekleyerek kendileri öne geçmek için, Beni eziyorlardı. İyice bunalmıştım, ”Ah bunalıyorum çekilin üstümden” diye bağırmak istiyordum. Mutlaka beni arıyordu genç kız Hayal kırıklığıyla ” aradığım burada değil galiba” dedi. Buradayım küçük hanım, Ne olur devam edin diye bağırmak istiyordum. O kadar altta kalmıştım ki, Gördüğüm tek şey karanlıktı. ”Allah’ım ne olur bana yardım et ”dedim. Genç kız Kumaşlara Üzgün bir şekilde bakıp, Teşekkür ederim dedi. İşte gidiyor, ”Ustam, Beni unuttu, Usta Duymuyor musun beni, Bak ben buradayım ”dedim çaresizlikle, Biliyordum ki beni duymayacaktı. Kaderimin Gül yüzü gidiyordu işte.

Sonunda Dikkat Çekiyor

Ustam üstündeki kumaşları düz derken bir şey hatırlamış gibi birden, ”Küçük hanım Bir dakika ” deyip, Üstümdekileri boşaltmaya başladı. Aman Allah’ım giderek rahat ediyordum. Ferahlıyordum diğer kumaşlar mızmızlanıyorlardı. Kıvrak bir hareketle beni hızla çekti ve ”Seni tamamen unutmuşum” dedi kendi kendine. Alıştık Usta artık buna dedim. Genç kız beni görünce, hızla yanıma yaklaştı, Geldi gözleri ışıldıyordu bana sevgi ile dokundu işte birbirimize ilk Bağlandığımız Andı. O Gözlerini benden alamıyor, Ben de onun Gül yüzünden. Kader bizi bir araya getirmişti sonunda, Diğer kumaşlar bize gıpta ile bakıyordu. Bilge bir kumaş ”Eyvah” dedi, Çok gözyaşı dökeceksin, ”Evet” dedim, ”Mutluluk Gözyaşları”

Eve geldiğimizde genç kız dakikalarca aynanın karşısında benden gözünü alamadı. Yıllardan beri böylesine değer verilmemişti bana. Beni başına örtü, Namaz kılıyor, Kur’an okuyordu. Hiç böyle duygular yaşamamıştım. Dışarıda Gül yüzünü bir kalkan gibi koruyor kem gözlerden saklıyordum. Onunla çok güzel günlere şahit oldum. Arkadaşları tarafından çok sevilen bir kızdı, Bazen dostluklarını Kıskanıyordum. Benim onu sevdiğim gibi, Acaba o da beni seviyor muydu. Sürekli ders çalışıyor kitaplar okuyor, Uzun uzun düşünüyordu. Bazı geceler masanın başında uyuya kalıyor, Kimi zaman uzaklara dalar, Akşam olduğunda, bir Nilüfer gibi Kendi iç dünyasına Kapanırdı. Sonra gözleri bana kayar, Gül yüzü, gerçekten Birgül rengini alırdı.

Bir gün ikimizde korkunç bir şeyler sarsıldı. Mutlu günler sona ermiştir artık. Gül yüzlüm Artık okuyamayacaktı, Okuma hakkını elinden almışlardı, Çünkü beni tercih etmiş. Başörtüsüyle Olmadık hakaretlere uğruyor, herkes geleceğini bilir gibi karanlık masallar Uyduruyordu Artık Bizim için Yeni bir süreç başlamıştır. Gül yüzlüm baskılara direnecek, Kendisi ile aynı yasaklara maruz kalanlarla da, Yeni ve anlamlı dostluklar kuracaktı. Üzülme, Sürgüne duçar edilmiş, Bu bir Başörtüsü Sevdası olmalıydı.

Hikayeler Kategori

Kısa Hikayeler
İbretlik Hikayeler
Dini Hikayeler
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Gerçek Yaşam Hikayeleri
Sizden Gelen Hikayeler
Yaşam Tadında Kısa Hikayeler (Youtube)

Hikayemizi Dinlemek İstermisiniz?


KISA HİKAYELER

Severek Okuduğunuz hikayelerimize Android uygulamamızı indirerek cep telefonlarınızdan ve Tabletlerinizden Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz.

 


Yazımızı Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir