SATILIK KÖPEK YAVRULARI

Yazımızı Paylaşın

SATILIK KÖPEK YAVRULARI / Kişisel Gelişim Hikayeleri

Motive Edici İlham Verici Kısa Öykü müz “satılık köpekler” gerçek hayattan yaşanmış hikayeler dendir. Anlatacağımız kişisel gelişim hikayeleri, İlham verici hikayeler, bir bağlantı duygusu yaratarak ilerler ve dinleyicinin kendi yaşamlarında nerede olurlarsa olsunlar hikayeyle özdeşleşmelerini sağlar, bu da onları öğrenmeye daha açık hale getirir. Kısa motivasyon hikayeleri. İnsanlar binlerce yıldır birbirlerine hikayeler anlattılar, bu yüzden ilham verici hikayelerin, Başarı hikayeleri nin bu kadar etkili olması şaşırtıcı değil! Deneyimlerime göre, birkaç söz ile bu ilham verici kısa öyküler düşüncemizi değiştirebilir ve bizi yaşamda olumlu değişiklikler yapmaya zorlayabilir. Okuyacağınız Kişisel gelişim Hikayesi ni Alta bulunan Hikaye Videomuzla Dinleye Bilirsiniz.


Bir dükkân sahibi dükkânının vitrinine üzerinde “Satılık Köpek Yavruları” yazan bir tabela asarken, yanında küçük bir çocuk belirdi. “Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz bayım?” diye sordu. Adam çocuğa yavruların en az 50 lira ettiğini söyledi. Çocuk elini cebine attı, biraz bozuk para çıkardı, dükkân sahibine bakıp “İki lira otuz beş kuruşum var. Onlara bakabilir miyim?” dedi. Dükkân sahibi çocuğa gülümsedi ve bir ıslık çaldı. Şanslı adlı bir köpek dükkânın içindeki kulübesinden çıkıp onlara doğru koçmaya başladı. Arkasında beş tane küçük yün yumağı gibi yavrusu vardı.

Yavrulardan biri, diğerlerinin gerisinden topallayarak geliyordu. Bu küçük çocuğun hemen dikkatini çekti. “Bayım bu yavrunun nesi var?” Dükkân sahibi “Veterinerin dediğine göre, kalçasında bir kemik eksikmiş” diye cevap verdi. “Hep böyle topallayacakmış.” Küçük çocuk hemen, “Onu almak istiyorum” dedi. Dükkân sahibi “Sahi mi? O yavruyu gerçekten istiyorsan sana bedava verebilirim” dedi. Çocuk dükkân sahibine yaklaştı ve biraz öfkeyle “Onu bana bedava vermenizi istemiyorum. Bu yavru da diğer yavrular kadar değerli. Fiyatı neyse size ödeyeceğim. Simdi size İki lira otuz beş kuruş vereceğim, kalan parayı da ayda elli kuruş, elli kuruş ödeyeceğim!” dedi.

Dükkân sahibi “O sakat yavruyu ne yapacaksın? O hiçbir zaman diğer köpekler gibi koşup, oynayamayacak” dedi. Küçük çocuk pantolonunun paçasını yukarı kaldırdı ve iki çelik bağla desteklenmiş eğri sol bacağını gösterdi. “Ben de pek koşamıyorum” dedi. “Bu yavrunun da kendini anlayacak birine ihtiyacı var.”

Son dört aydır bacağına çelik bağ takan küçük çocuk, evinin ön kapısından içeri, kucağında yeni aldığı köpek yavrusuyla girdi. Köpeğin kalçasında bir kemik eksikti ve yavru yere bırakıldığında ciddi biçimde topallıyordu. Çocuk kendi durumundan ümitsizdi. Ama yanında yeni arkadaşıyla umutları canlanmış ve yepyeni bir coşkuyla dolmuştu.

Ertesi gün çocuk ve annesi küçük köpeğe nasıl yardım edebileceklerini öğrenmek için bir veterinere gittiler. Veteriner çocuğa, eğer her sabah yavru köpeğin bacağına masaj yapar, sonra da onu en az iki kilometre yürütürse, o zaman kalçasındaki kasların güçleneceğini, artık yavrunun artık acı çekmeyeceğini ve daha az topallayacağını anlattı. Yavru köpeğin yürürken rahatsızlığını inleyerek ve havlayarak belli etmesine ve çocuğun da kendi bacak bağından acı ve zorluk çekmesine karşın, programı iki ay sabırla sürdürdüler.

Gelişimlerini Artırıyorlar

Üçüncü ay, artık her sabah okuldan önce beş kilometre yürüyorlardı ve artık ikisi de yürürken acı duymuyordu. Bir Cumartesi sabahı çalışmadan dönerken çalıların arasından önlerine bir kedi çıktı ve köpeği korkuttu. Aniden Tasmasından kurtulan köpek aniden caddeye atladı. O anda Hızla gelen bir kamyon köpeğe yaklaşırken çocuk da caddeye fırladı, köpeğini yakalamak istedi ama yolun kenarına yuvarlandı.

Geç kalmıştı. Kamyon köpeğe çarpmıştı. Köpeğin ağzından kan geliyordu. Çocuk köpeğine sarılmış ağlarken kendi bacağındaki bağın çıkmış olduğunu gördü. Şu anda Kendisi için üzülecek zamanı yoktu. Hemen ayağa kalktı, köpeğini kucağına aldı ve eve doğru yola koyuldu.

Aslında Köpek küçük küçük havlayarak çocuğa umut veriyor ve onun heyecan içinde elinden geldiğince hızlı koşmasına neden oluyordu. Annesi onu ve acı çeken köpeğini hemen hayvan hastanesine götürdü. Anne oğul merak içinde köpeğin ameliyatı atlatıp atlatmadığını öğrenmek için beklerken çocuk hem de çelik bağları gevşemişken şimdi nasıl olup da hızlı hızlı yürüyebildiğini ve koşabildiğini sordu.

Annesi şöyle dedi: “Sende bir kemik hastalığı vardı. Bu hastalık bacağını zayıflattı ve seni sakat bıraktı, bu nedenle de topallıyor ve acı çekiyordun. Bacağındaki çelik bağ destek içindi. Eğer acıya ve saatlerce sürecek tedavilere dayanmaya razı olsaydın, bu geçecekti. İlaçlara iyi cevap verdin, ama fizik tedaviye her zaman karşı koydun. Baban ve ben ne yapacağımızı bilemiyorduk.

Doktorlar bize bacağını yitirmek üzere olduğunu söylediler. Sonra eve bu sevimli köpek yavrusunu getirdin. Sanki onun ihtiyaçlarını anlıyor gibiydin. Sen ona yardım ederken aslında büyümek ve güçlenmek için kendine yardım ediyordun.” Tam bu sırada ameliyathanenin kapısı ağır ağır açıldı. Veteriner yüzünde bir gülümsemeyle dışarı çıktı. “Köpeğiniz iyileşecek” dedi. Çocuk insanın verirken, aslında aldığını öğrendi. Vermek almaktan daha kutsaldı çünkü.

Hikayeler Kategori

Kısa Hikayeler
İbretlik Hikayeler
Dini Hikayeler
Başarı Hikayeleri
Gerçek Yaşam Hikayeleri
Sizden Gelen Hikayeler 
İngilizce-Türkçe Hikayeler
Yaşam Tadında Kısa Hikayeler (Youtube)

kişisel gelişim videoları


KISA HİKAYELER

Severek Okuduğunuz hikayelerimize Android uygulamamızı indirerek cep telefonlarınızdan ve Tabletlerinizden Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz.

 


Yazımızı Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.