Atatürk ve Tarihten Anılar / Atatürk Anıları

Yazımızı Paylaşın

“Üstadım… Bu kadar “bakan” geldi de bir “gören” olmadı mı?”

Tarih sayfalarında, Atatürk ile ilgili daha önce duymadığınız Atatürk ve Anıları, Yaşadıklarını Atatürk Hikayelerini sizlere sunuyoruz.

Bir tarihçi ve yazar Cemal Kutay, Atatürk ile yaşadığı bir anıyı şöyle aktarıyor:

“Ankara’da ‘Sergi Evi’ adlı bir bina yapılıncaya kadar resim galerisi yoktu. Mustafa Kemal’in de bir tercihi vardı: Bu sergilere ya ilk gün gelirdi veya en son gelirdi. Neden? İlk gün gelirdi; ilgiyi arkasından çekmek için… Son gün gelirdi; bu alakanın neticesini öğrenmek için…

Ressam Şevket Dağ da o yıl, yani 1935’te yedi eser yapabilmiş, yedi tablo… Onları getirmekte de geç kalmış. Kendisini karşıladık, eserleri konuldu ve her gün gazetede bir haber yaratıyoruz. Bizim çok değerli başyazarımız Falih Rıfkı Atay “Sık sık bahsedin Şevket Dağ’ın sergisinden… İlgi uyansın” dedi.

Ve Şevket Dağ bekliyor tablolarını almaya gelecekler diye. Hiçbir hareket yok, büyük bir üzüntü içinde. Hatta Münir Hayri’ye: “Eğer bu tabloları satamazsam bunları nasıl geriye götüreceğimi düşünüyorum, emin ol ancak bir yol param var İstanbul’a dönüş için.” diyor.

Biz de elimizden geleni yapıyoruz. Son gün geldi. Büyük bir heyecan içinde Atatürk’ün gelmesi bekleniyor. Bir telefon geldi öğleden sonra gazeteye: Atatürk sergiyi ziyarete geliyor. Ben, Foto Cemal’i aldım, merakla bekliyoruz. Kapıda Şevket Dağ karşıladı kendisini. Atatürk “Nasılsınız üstat?” diye sordu. Ben onun kadar nazik, onun kadar terbiyeli ve onun kadar karşısındakinin ruhuna hitap eden bir başka yüce adama rastlamadım. Salona giriyorlar ve her biri ayrı ayrı bir şaheser olan tabloların önünde biraz duruyor, ne zaman yapıldığını soruyor, bilgi alıyor.

Sonra bir anda döndü ve dedi ki “Üstadım Milli Eğitim Bakanı geldi mi?”, “Geldi” dedi Şevket Dağ. O zamanki kabinelerde yer alan sayısı 10 veya 11 bakanı sırayla saymaya başladı Atatürk:

-“Ekonomi Bakanı geldi mi?”

-“Geldi.”

-“Milli Savunma Bakanı geldi mi?”

-“Geldi.”

-“Başbakan geldi mi?” dedi.

-“Evet efendim başbakan da teşrif ettiler” dedi.

O yakışan, o şahane ve bir muhasebenin, bir düşüncenin adeta ifadesi olan tebessümüyle:

-“Üstadım… Bu kadar “bakan” geldi de bir “gören” olmadı mı?” dedi.

Ve döndü Hasan Rızaya:

-“Soyak… Bu başyapıtları köşke götürelim de doya doya seyredelim” dedi. Ve İş Bankası’ndaki hesabından, yani şahsi parasından ödeyerek o tabloları aldı ve gitti. Hey Koca Adam Hey!”

Atatürk ve Anıları, Atatürk Hikayeleri Bölümümüzü beğenmeyi ve yorum yazmayı unutmayın.

Hikayeler Kategori

Kısa Hikayeler
İbretlik Hikayeler
Dini Hikayeler
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Gerçek Yaşam Hikayeleri
Sizden Gelen Hikayeler
Yaşam Tadında Kısa Hikayeler (Youtube)


KISA HİKAYELER

Severek Okuduğunuz hikayelerimize Android uygulamamızı indirerek cep telefonlarınızdan ve Tabletlerinizden Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz.

 


Yazımızı Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir