«
  1. Anasayfa
  2. Kahramanlık Hikayeleri
  3. Çanakkale Geçilirmi

Çanakkale Geçilirmi

tarihi hikayeler

Çanakkale Geçilirmi – Tarihi hikayeler

Tarihi hikayeler Yazımızda, “Çanakkale Geçilir Mi?” isimli Kahramanlık hikayesi ile, Çanakkale Savaşı’nın eşsiz destanını farklı hikayelerle anlatıyoruz. Çanakkale geçilmez diyenlerin yaşadığı zaferi, çarpıcı kısa hikayeler ile okumaya ve dinlemeye hazır olun. Bu Tarihi hikayeler, çanakkale geçilmez, çanakkale zaferi, çanakkale yolun sonu, çanakkale destanı, çanakkale hikayesi, çanakkale hikayeleri, çanakkale hikaye, çanakkale hikayeleri oku, çanakkale hikayesi özeti, çanakkale hikayesi kısaca gibi popüler anahtar kelimelerle etiketlenmiştir. Eğer siz de tarihimizdeki bu kahramanca savaşın, kahramanlık hikayelerini öğrenmek için, hemen Yazımızı Okuyun ve çanakkale destanın gerçek yüzünü keşfedin. 


60. Tepe

Seddülbahir’de, askerlerimizin karşısında Fransız kıtaları vardır. Ölüm kalım savaşı devam ederken, düşman topçuları siperlerimizi alt üst etmiş, as­kerleri sel gibi hücuma kalkmıştır. Siperlerimizin bir kısmı işgal edilmiştir. Düşman buradan Soğanlı dereye inecek, Boğazın en mühim yerlerinden birini ele geçirmiş olacak, donanmalarıyla İstanbul’a doğru yola çıkacaktır.

Cephe ha düştü ha düşüyor derken müthiş bir “Allah Allah” sadası kulakları yırtarcasına yankılanır. Arkasından aynı gür ses haykırmaktadır: yetiş ya Muhammed kitabın elden gidiyor!… Bunu duyan Fransız ordusundaki Senegalli Müslüman askerler şaşırır kalırlar.

Bu ölüm narasını atan Alay’ın Tabur Kumandanı Binbaşı Lütfi Bey’dir. Bozguna uğramış askerlerinin başına geçmiş, heyecanla ile­ri atılmıştır. Onu gören asker de ileri atılır, kükremiş aslan gibi saldırır ve kaybedilen siperler geri alınır.

Bir inanç abidesi olarak savaşan Türk askerinin ya­nında görünmez başka askerler ve güçler de vardır. Bunu gören ve yaşayan Yeni Zelandalı üç Anzak askerinin anlattığı tüyler ürpertici olay bunlardan biridir; “21 Ağustos 1915 savaşın en şiddetli anıydı. Anzak Suula Koyu 60. Tepede, gün ağrırken gök­yüzü çok berraktı. Hepsi birbirinin eşi olan 6 veya 8 tane bulut, 60. Tepenin üzerindeydi.

Esen melteme rağmen bu bulutlar dağılmadılar. Bulut kümesinin tam altında, toprağın üstüne daha yakın bir bulut vardı. Bulunduğumuz yer daha yuka­rıda olduğundan görebiliyorduk. Bu bulut daha son­ra Kayaçık denilen kuru bir derenin yatağına doğru ilerledi.

İngilizlerin 4. Norfolk Taburu da bu kuru dere yatağında harekete geçerek 60. Tepe’ye doğru yürüyüşe geçti. Direk bulutun içine girdiler. Ancak sa­atler geçtiği hâlde, bulutun içinden çıkıp 60. Tepe’de savaşa katılan hiç bir İngiliz askeri görülmedi.

Bir süre sonra, bulut sanki yükünü almışçasına yer­den yükseldi. Yukarıdakilere ulaşıncaya kadar ya­vaş yavaş havalandı. Yerdeki bulut aynı hizaya gelir gelmez birden kuzeye doğru uzaklaşmaya başla­dılar. Bir saat içinde de gözden kayboldular. Savaş sonunda bu tabur bulunamadı.

Bütün bunları ara­larında bizim de olduğumuz Yeni Zelanda kıtasının birinci sahra birliğine bağlı 3. bölükteki 22 asker gördü.” Savaştan sonra İngiltere Türkiye’ye gönder­diği bir yazıyla kaybolan alayın akıbetini sorar. şöyle cevap verilir: “Türkiye ne onları esir etmiştir, ne de ölüm kayıtları vardır. Hiçbir şekilde bu askerlerle ilgili bir bilgiye sahip değildir.”

Edincikli Mehmet

Bir başka tüyler ürpertici olay! Yaralı askerlerin ara­sında Edincikli Mehmet de vardır. Bir top mermisi Mehmet’in kolunu koparmıştır. Mehmet komutanına yalvarırcasına:

“Komutanım ne olur şu kolumu kes!” der.

Teğmen şaşkınlık içinde söylenenleri yapar. Meh­met, bir sağ elindeki kola, bir ileride Allah nidaları arasında çarpışan erlere bakar ve: “Bu kol vatana feda olsun” der.

Ne yaptığını bilmez ve donmuş hâldeki teğmen ba­şını kaldırır. Çünkü Edincikli Mehmet, çoktan savaşa katılmıştır… Sonunda kan kaybından hâlsiz düşmüş ve şehit olmuştur.

Türkler gibi mert

Bir kolu ile bir ayağını kaybeden Fransız Genera­li Bridges yurduna döndükten sonra bir hatırasını şöyle anlatır:

“Fransızlar, Türkler gibi mert bir milletle savaştıkları için iftihar edebilirler. Yaralı ve ölülerin arasında dolaşıyorduk. Yerde bir Fransız askeri yatıyor, bir Türk askeri de kendi gömleğini yırtmış onun yaralarını sarıyordu. Tercüman vasıtası ile aramızda şu ko­nuşma geçti:

– Niçin öldürmek istediğin askere yardım ediyor­sun? Mecalsiz hâldeki Türk askeri şu karşılığı verdi:

–Bu Fransız yaralanınca cebinden yaşlı bir kadın resmi çıkardı. Bir şeyler söyledi, anlamadım ama herhâlde annesi olacaktı. Benim ise kimsem yok. İstedim ki o kurtulsun, anasının yanına dönsün.

Bu sırada, emir subayım Türk askerinin yakasını açınca gördüğüm manzaradan donduğumu his­settim. Çünkü Türk askerinin göğsünde bizim askerinkinden çok daha ağır bir süngü yarası vardı ve buraya bir tutam ot tıkamıştı. Az sonra ikisi de öldüler…”

Tarihi hikayeler Yazımızda, Türklerin kahramanlık hikayeleri olan”Çanakkale Geçilir Mi?” isimli Kahramanlık hikayesi ile, Çanakkale Savaşı’nın eşsiz destanını okudunuz, hikayemize bir yorum yazarmısınız…

Hikayeler Kategori
Kısa Hikayeler
İbretlik Hikayeler
Dini Hikayeler
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Gerçek Yaşam Hikayeleri
Sizden Gelen Hikayeler

🔸Yaşam Tadında Kısa Hikayeler (Youtube) .Kanalımızda yayınlanan tüm hikayeleri dinlemek için, Abone olun.
🔸http://bit.ly/2vCvpPt Bildirimlerin gelmesi için “ZİLİ” (🔔) açmayı unutmayın.

 kahramanlık hikayeleri

İlginizi Çekecek Hikayeler

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *