PETRİKOR KOKUSU – ÖYKÜ

Yazımızı Paylaşın

PETRİKOR KOKUSU / Kısa Öyküler

Kısa öyküler yazımızda sizlere Yazı-Yorum (Kültür Sanat Ve Edebiyat Dergisi) da yayınlanan Meltem Terzioğlu ‘na ait Farklı bir bakış açısı ve öyküleme ile yazılmış “PETRİKOR KOKUSU” isimli kısa öyküyü paylaşıyoruz.

“Zaman” dedi ve derin bir nefes aldıktan sonra sözüne devam etti annesi. “Zaman her şeyin ilacıdır dersem inanma. İyileşmek mümkün değil. Gün geçtikçe hastalığın ağır şartlarına alışıyor insan, hepsi bu.” Annesinin bilgiç tavırları tadını kaçırdı. Karşısında gördüğü, yirmi beş yıldır aynı hayatı paylaşmak zorunda olduğu kadın değildi sanki. İçini kaplayan sıkıntıyı aşabilmek için pencereden dışarı baktı. Puslu havanın arkasında gizli duran güneşi görebilmeyi umuyordu. Tam o anda penceredeki yansımasının üzerine konan yağmur damlasını fark etti. Anlaşılan bugün şanslı gününde değildi.

Gözleri dizlerinin üstünde eğreti duran çantasına gitti. Birbirine kenetlediği parmaklarını çözüp elini çantaya daldırdı. Kabloları dolanıp koca bir yumru şeklini alan kulaklığı avuçladı. Hemen sonra kulağına çalınan titrek sese kulak verdi, ‘‘Korkaksın. Evden kaçarken anneni peşine taktığın yetmezmiş gibi şimdi de annenin varlığından kaçmak için başka şeylerin peşine takılıyorsun. Ah yazık!” Sesin nereden geldiğini anlamak için oturduğu koltuktan ayağa kalktı. Annesi de dâhil herkes uykuya dalmıştı. Sıkıştığı yerden kurtulmak istedi.

Annesini uyandırmamaya dikkat ederek yavaş devinimlerle hareket edip kendini otobüsün koridoruna fırlattı. Dengesini kaybetmemek için koltuk kenarlarından destek alarak hızlı adımlarla şoförün yanına koştu. “Pardon?” Çaresizliğini ele veren sesiyle şoföre seslendi ancak geri dönüş alamadı. Bir kez daha şansını denemek istedi. “Affedersiniz?” Yaşanılan bu sessizlik onu korkuttu. Titreyen elleriyle usulca şoförün omzuna dokundu. Adamın fal taşını andıran fersiz gözleri kıpırtısızdı.

Derin bir nefes aldı. Son bir kez şoförü uyandırmaya yeltendiği sırada yine o alaycı sesi duydu, “Korkak olduğunu söylemiştim sana. Karşında duran ölü adamdan medet umacak kadar acizsin.” Hızlı hareketlerle sağa sola bakındı. Otobüste kendinden başka herkes uyumaya devam ediyordu. Tüm gücüyle şoförün omuzlarını sarsmaya başladı. Adamın başı ölgün bir yaprak gibi sağa sola savruldu. Ne yapacağını bilemez bir vaziyette bağırmaya başladı, kimseden ses çıkmıyordu. “Korkak olarak yaşamaya devam etmek istemiyorsun öyle mi? Bu ölülerin arasında yavaş yavaş yitip gideceksin.

” Kafasının içinde uğuldayan bu sesi duymamak için avuçlarını kulaklarına götürdü. İşe yaramadı. Ardından gelen kahkaha sesleriyle içindeki öfke iyice alevleniyordu. Başını kaldırdı. Otobüsün en ön penceresine tüneyen yağmur damlasına baktı. Yağmur damlası, çamur tutmuş cama aldırış etmeden sırıtıyordu. Gördüklerinin gerçek olup olmadığını anlamak için gözlerini ovuşturdu.

“Hadi ama! Hazır herkes ölüm uykusuna yatmışken kaç buradan.  Geride bıraktığın izin üzerine yağacağız. Kanıt bırakmayacaksın arkanda, merak etme.” Dişleriyle mühürlediği dudaklarını aralayıp “Peki.” diyebildi sadece. Otobüs
son hızıyla ilerlerken son kez annesine baktı. Ardından gözlerini kapayıp yağmur damlalarına kulak verdi. Etrafa sinen petrikor kokusu burnuna çarpıyordu. Duyumsadığı serinlikle içi ürperdi. Gözlerini araladı. Geçmişine veda ettiği otobüs son hızıyla uçuruma doğru ilerliyordu.

Hikayeler Kategori

Kısa Hikayeler
İbretlik Hikayeler
Dini Hikayeler
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Gerçek Yaşam Hikayeleri
Sizden Gelen Hikayeler
Yaşam Tadında Kısa Hikayeler (Youtube)


KISA HİKAYELER

Severek Okuduğunuz hikayelerimize Android uygulamamızı indirerek cep telefonlarınızdan ve Tabletlerinizden Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz.

 


Yazımızı Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.