İftar Masası

Yazımızı Paylaşın

İftar Masası / İslami hikayeler

İslami hikayeler kategorisinde paylaşacağımız hikaye ramazan ayı hikayeleri, ramazan ayı ile ilgili hikayeler den olup, Dini hikayemiz ramazan sofrasının bereketini ve sevgisini anlatmakta olan oruç hikayelerindendir..

Zeynep Hanım’ı görür görmez içimi tatlı bir heyecan kaplıyor. Her gün bu vakitler evdeki tatlı telaş başlıyor. Besmeleyle başlayan bu koşuşturmayı izlemeye bayılıyorum. Akşama çok var. Birazdan ikindi serinliği çöker. Sokaklar daha da şenlenir. Kapı önlerinde komşuların muhabbetleri duyulur. Ah ne güzel günler bu sayılı günler. Gönül, hiç bitmesin ister. Şu bereket, şu huzur, birlik beraberlik, insan daha ne ister?

Zeynep Hanım, tencereleri ocağa koydu bile. Yapacaklarını tasarlamış olmalı. Birazdan mis gibi yemek kokusu yayılır. Akşama yine misafir var mı acaba? Benim tanıdığım Zeynep Hanım mutlaka çağırır. Allah ne verdiyse hazırlar. Yanılmamışım, sesler duyuyorum. Komşusu Nurten Hanım’a “Buyrun, bu akşam iftarı bizde yapalım.” diyor. Benim için hava hoş. Ben bu şenliğe çoktan hazırım. Zeynep Hanım yorulsa da istiyor ki misafir hiç eksik olmasın evinden. İftar yemeği vermenin sevabı eksilmesin amel defterinden. Kocası ve çocukları da misafirperver.

Bu evdeki huzur ve bereket bin Maşallah ’a değer! Sevde ile Hanne de oruçlular bugün. Öğlenden beri yemek isimleri sayıyorlar. Anne bugün şunu pişir, bunu pişir… Su, hoşaf bol olsun, içine bolca buz konsun. Yemekler tabaklarda bol olsun. Tatlı sakın unutulmasın. Saymadıkları yemek ismi kalmıyor neredeyse. Gülmekten kendimi alamıyorum. İftarda kuş kadar yediklerini görmesem saydıkları bütün yemekleri yiyeceklerini sanacağım.

Ooo!.. Yemekler fokur fokur kaynamaya başlamış. Zeynep Hanım mutfağın bir köşesinde yarım kalan kuranı okuyor. Çocuklar balkonda oynuyorlar. Apayrı bir güzellik taşıyor oruçlu çocuklar. Susamış dudaklarında inci gibi parlıyor dualar. Yemekler hazır! Son yarım saat… Ben de çocuklar kadar heyecanlıyım. Üzerime o çok sevdiğim çiçekli örtü serildi. Sevde kaşık ve çatalları, Hanne tabakları diziyor. Salata tabaklarına sanki küçük bir bahçe sığdırılmış. Hah işte, Nurten Hanımlar da geldi, Her yer neşeyle süslendi. Ben de yemek masası değil, sanki mutluluk masasıyım. Müezzinin eli kulağında. Sevde ile ablası su bardağı ellerinde ezanı bekliyor. Ve beklenen seda evleri, gökleri kaplıyor. İşte iftar vakti! Her yanı sarmış melekler. Allahu ekber Allahu ekber …

Yazan; Zekiye ÇOBAN

Kısa Hikayeler
İbretlik Hikayeler
Dini Hikayeler
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Gerçek Yaşam Hikayeleri
Sizden Gelen Hikayeler
Yaşam Tadında Kısa Hikayeler (Youtube)


KISA HİKAYELER

Severek Okuduğunuz hikayelerimize Android uygulamamızı indirerek cep telefonlarınızdan ve Tabletlerinizden Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz.




Yazımızı Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.