«
  1. Anasayfa
  2. Kısa Hikayeler Oku
  3. Taksi

Taksi

Ders veren Hikayeler

Taksi – Ders veren Hikayeler

İbretlik ve Ağlatan Bir Yaşanmış Hikaye: Taksi

Bu dokunaklı hikaye, ders veren hikayeler ve ibretlik yönüyle öne çıkan yaşanmış bir olayı anlatıyor. “Taksi” adını taşıyan bu hikaye, gerçek hayattan alınmış ve insanın içini sarsan bir olayı yansıtıyor. İnsan duygusunun karmaşıklığını ve toplumsal duyarsızlığı vurgulayan bu hikaye, aynı zamanda ağlatan bir içeriğe sahip. Bu yaşanmış hikaye, ders veren hikayeler arayanları etkileyici bir yolculuğa davet ediyor. İbretlik ve düşündürücü yapısıyla “Taksi,” yaşanmış hikayelerin en güçlü örneklerinden birini sunuyor.


Taksisiyle cadde ışıkları altında yol alıyordu. “İki-üç müşteri daha bulursam eve dönüp uyuyacağım.” diye düşündü, yorgundu. Taksisine bir an sevgiyle baktı, mırıldandı; “Ekmek teknem.” Gözü önce yolda sızmış bir sarhoşa, sonra da çöpleri karıştıran birine takıldı. Kendisini kıyasladı, sevindi; “İyisin, iyisin!…”

Saatine baktı, bir “Oh” çekti, “Bir müşteri çıksa artık, boşa dolanıp duruyorum.” Ertesi gün abisine gidecekti, erken kalkacağı için, evine erken dönmek istiyordu. Fakat her şey insanın istediği gibi gitmiyordu ki. İçinde hafif bir öfke ile abisini düşündü; “Ah, abi, bırakmadın şu kumarı. Borçlanırsan tabi yakana yapışır tefeciler.”

Bir daha derinden “Oh” çekti, “Gerçi parayı bugün bul diyordun, ama olmadı. Sabah borç-harç parayı bulup seni tefecilerden kurtaracağım, ama böyle devam edersen beni de yakacaksın, aileni de!”

Tam böyle düşüncelere dalmışken tali yoldan çıkan bir adamın el salladığını gördü, sevindi. Taksisiyle hemen adamın önünde durdu. Adam taksiye bindi ve telaşla anlatmaya başladı; “Lütfen acele edin, şu ara sokakta.” Taksici, rahatsızlanan birini alacaklarını zannetti, ama adam konuşmaya devam ettikçe canı sıkıldı; “Aman Allahım, korkunç bir şey, adamı dört yerinden bıçaklamışlar. Adam nerdeyse kan kaybından ölecek. Kimse yardım etmiyor, herkes toplanmış seyrediyor. Ne kadar duygusuz, umursamaz bir toplum olduk, seyrediyorlar!..”

Taksicinin canı sıkıldı; “Arabam kan içinde kalacak.” diye düşündü. Diğer adam devam ediyordu; “Hele iki araba yaralıyı almayınca şok oldum, hâlâ inanamıyorum. Düşünebiliyor musunuz? Bir adam kan kaybından ölmek üzere ve iki araba gaza basıp gidiyor. Düşündükçe deli oluyorum. Hah geldik, yaralı olan şu kalabalığın içinde.” Taksici yumuşak bir sesle “Hadi siz yaralıyı getirin, ben de arabanın yönünü çevireyim de vakit kaybı olmasın.

” “Tamam” diyerek adam indi, kalabalığın arasına koştu, bağırdı; “Açılın, açılın, taksi geldi!” Ama daha yaralının yanına varmadan uzaklaşan araba sesiyle irkildi, hızla döndü; plakası görünmesin diye ışıklarını söndürmüş halde taksinin hızla uzaklaştığını gördü. İçinde bir şeylerin koptuğunu hissetti, ağlar gibi bir sesle inledi; “Yarabbim!.. Yarabbim!.. Ne oldu bize, ne oldu?”

O olduğu yere ümitsizce çömeldi. Taksici dikiz aynasından geriye son bir kez baktı, bağrışmalara, küfürlere aldırmadan tekrar gaza bastı. “Bana ne yav, işin yoksa yaralıyı al, arabayı kirlet… Başka taksi mi yok? Nasıl olsa şimdi bir tane bulurlar.” Vicdanını da susturduktan sonra cebinden çıkardığı yabancı sigaradan bir tane yaktı.

Sonra kendince bir espri yaptı; “Hem işin ne ta buralarda? Rica etseydin katillerden, seni hastane önünde filan bıçaklasalardı.” Gözü elindeki sigaraya takıldı; “Ulan biz hakkaten geri kalmış ülkeyiz be, adamlar kendi ülkelerinde çoğu mekanda yasaklıyorlar bu mereti, bizim yasaklamamıza müsade etmiyorlar. Eee onlarda haklı, kendi insanları gözünü açmış, biz de akıllanırsak nereye satacaklar. Ulan, sigaralar bu kadar pahalıyken tarlada domatesini bin liraya satamayanlar varmış.” Sonra keyifle bir nefes daha çekti, “İç aslanım, iç Amerika’ya, senin de katkın olsun.”

El sallayan bir müşteri görünce düşüncelerinden sıyrıldı. “-Hah, müşteri dediğin böyle kılığı düzgün olacak, bahşiş bile bırakır.” Taksici o gece bir süre daha çalıştıktan sonra evinin yolunu tuttu. İçi huzur dolu, evine yaklaşmıştı ki evinin önünde bekleşenler olduğunu gördü. Meraklandı. Arabasını garaja çekip daha sonra ne olduğunu öğrenmek istedi, ama bir komşusu onu durdurdu; “-İstersen arabayı yerleştirme, lazım olabilir.”

Şaşkın indi, “-Ne oluyor?” Hanımı ağlayarak boynuna sarıldı; “-Abin öldü.” Baştan aşağı titredi, “-Abim mi?.. Nasıl?” “-Bıçaklamışlar, kan kaybından ölmüş.” Taksicinin içi korkuyla sarsıldı; “-Nerede, ne zaman?” Karısının cevabıyla yıkıldı. Gözünde, farlarını kapatarak kaçtığı sokak ve kalabalık canlandı; kalabalığın içinden kanlar içinde tanıdık bir yüzün kendisine baktığını görür gibi oldu. Baygın yere yığıldı…

Yazan: Ahmet Ünal ÇAM

Yorumlarınız Bizim İçin Çok Önemli, Yorumlarınızı merakla bekliyoruz!


Diğer Hikayeleri de Keşfedin!

Yüksek Yüksek Tepelere Ev Kurmasınlar
İMPARATOR VE HIRSIZ HİKAYESİ
ÖZLENEN RÜYA
ZOR KARAR – KÜRTAJ
Kara Koyun Hikayesi
CANIM ANNEANNEM
KIRMIZI PAPUÇLAR
BABA AÇ GÖZÜNÜ!
Ah Benim Sevgili Babacığım


Hikayeler Kategori

Kısa Hikayeler
İbretlik Hikayeler
Dini Hikayeler
Aşk Hikayeleri
Başarı Hikayeleri
Gerçek Yaşam Hikayeleri
Sizden Gelen Hikayeler
Yaşam Tadında Kısa Hikayeler (Youtube)

İlginizi Çekecek Hikayeler

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *