«
  1. Anasayfa
  2. Dini Masallar
  3. Hanne’in Kudüs Yolculuğu – Eğitici Dini Masallar

Hanne’in Kudüs Yolculuğu – Eğitici Dini Masallar

Dini masallar

Hanne’in Kudüs Yolculuğu – Dini Masallar

“Filistin ve Mescidi Aksayı Anlatan, Dini Masallar‘ yazımız, kalbinizdeki güzellikleri hayal etmeleri için çocukları kudüs masalının büyülü dünyasına davet ediyor.  ‘Filistin, Kudüs ve Mescidi Aksayı Anlatan, Dini Masallarımız,’ ile çocuklarınıza, tarih ve inançlarla dolu bir dünyanın kapılarını aralayın.” Çocuklar için Dini Hikayeler Masalımızı Altda bulunan masal videosu ile dinleye blirsiniz.

kudüs yolculuğu


Selamun Aleyküm Kardeşlerim. Ben Hanne. Henüz 8 yaşındayım. Bu yıl ailecek Filistin’in Kudüs şehrinde bulunan Mescid-i Aksa’yı ziyaret ettik.

Size bu yolculuğumu, anılarımı ve neler hissettiğimi anlatmak istiyorum.

Sabah erkenden babam Selâhaddin, annem Meryem, abim Mücâhid ve küçük kardeşim Ammar ile birlikte havaalanına gitmek üzere evden çıktık.

Ailecek çok heyecanlıydık. Babamın heyecanı ise arabada yol boyunca söylediği ezgilerden belli oluyordu.

“Kudüs, ey Kudüs, tel örgüler ardında bekleyen sevdam ey Kudüs:”

Herkes hem ağlıyor hem gülüyordu. Nereye gittiğimizi çok anlamamıştım. Babam sürekli Kudüs diyordu. Orayı ne kadar özlediğini anlatıyordu. Dayanamayıp babama sordum:

“Baba, biz nereye gidiyoruz? Sen orayı neden bu kadar çok seviyorsun?”

Babam soruma gülümseyerek cevap verdi:

“Benim güzel Hannem, Kudüs biz Müslümanların ilk kıblesidir. Peygamber Efendimiz namaz kılarken Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa’ya yöneliyordu.

Daha sonra Allah’ın emriyle Kabe’ye yöneldi. Peygamber Efendimiz Mescid-i Aksa’dan miraca yükseldi ve bize namaz Miraç’ta hediye edildi.

Efendimiz orada bütün peygamberlere namaz kıldırmıştır. Sana Miraç hadisesini bir gün uzun uzun anlatırım inşallah. Biz de şimdi oradaki kardeşlerimizi ziyaret ediyoruz.

Artık merakım daha da artmıştı. Havaalanına geldik. İlk defa uçağa binecektim, bu yüzden çok heyecanlıydım. Çok kalabalık bir kafilemiz vardı.

Kafile başkanımız İbrahim amcaydı. İşlemlerimizi hallettik ve uçağa bindik. Bir yanımda babam, bir yanımda annem vardı. Uçak havalanırken biraz korkmuştum; ama camdan bakmak çok güzeldi.

“Dünya ne kadar büyük!” diye geçirdim içimden. İnsanlar karınca gibi görünüyordu. Sonra fark etmeden uyuyakalmışım. Uçak yere inince, ancak annemin dürtmesiyle uyandım.

Uzun bir minibüs yolculuğundan sonra otele geldik ve yerleştik. Otelimiz Mescid-i Aksa’ya çok yakındı. Akşam namazını orada kılacaktık. Kafilemizle birlikte yola çıktık.

Küçük dar yollardan yürüdük. Yol kenarlarında bakkallar ve meyve satan amcalar vardı. Bize veriyorlardı. O kadar mutlu görünüyorlardı ki sanki bizi bekliyorlardı.

Başka bir dil konuşuyorlardı. Abim konuştuklarını söyledi. Babam, annem ve abim de biliyorlarmış. Bazen Ammar’a yönelik konuşuyorlardı. Sanırım o da biliyor.

Sonra bir kapıdan içeri girdik. Kapıda askerler vardı. Onlar bize selam vermediler. Sanırım bizi sevmediler. Kapıdan girince kocaman bir bahçe gördüm.

Bir sürü zeytin ağacı vardı. Sonra hep resimlerde gördüğüm o anı yeri gördüm. Allah’ım ne kadar büyük ve görkemliydi. Burası Kubbetu’s-Sahra imiş.

Ne kadar güzel kokuyordu. Babam, annem ve abim yine ağlıyorlardı. Ammar da ağladı, ama sanırım o azıktı. Baktım bütün kafile ağlıyor, dayanamayıp ben de ağladım.

Bahçeye bakarken “tam bana göre” diye geçirdim içimden. Bahçede oyun oynuyorlar, koşturuyorlardı. Akşam namazını kıldıktan sonra babam oradaki çocuklara oynamama izin verdi.

İki tane arkadaşım oldu artık: Nur ve Neym. Evleri Mescid-i Aksa’ya çok yakındı. Her gün buraya oyun oynamak için geliyorlarmış.

Ne güzel! Biraz sohbet ettikten sonra yarın sabah namazında buluşmak üzere sözleştik. Burada çok güzel şeylerle karşılaştım.

Mesela kocaman bir deve gördüm, bir sürü cami her renkte çocuklar gördüm. Bir de Latife teyze ve Nüfisse abla ile tanıştım. Annem onların evine götürdü beni, pasta yapmışlardı.

Bana pastalar, meşrubatlar ikram ettiler. Evleri küçücük ama çok şirin ve sıcaktı. Latife teyze, Nüfisse abla ve diğer arkadaşlarıyla birlikte oturduk. Onlar bize buradaki yaşamlarını anlattılar.

Çocuklarını, komşularını ve günlük hayatlarını paylaştılar. Dilimiz farklı olsa da gülümsedik, ellerimizi sıktık ve birbirimize anlamaya çalıştık.

Ertesi gün sabah namazını Mescid-i Aksa’da kıldık. Bu duygusal anı yaşamak gerçekten büyüleyiciydi. Mescid-i Aksa’nın taşları arasında dualarımızı ettik, gözyaşlarımızla Rabbimize yakardık.

Ardından o güzel bahçede oyunlar oynadık, çocuklarla kaynaştık.

Günlerimiz Mescid-i Aksa’nın etrafındaki dar sokaklarda geçti. Yerel esnaflardan alışveriş yaptık, lezzetli yemekleri tadımızı şenlendirdi.

Yol boyunca bize rehberlik eden İbrahim amca, tarihi ve kültürel bilgilerle dolu anlatılarıyla bizleri aydınlattı.

Gezi boyunca hem manevi bir atmosferde bulunduk hem de farklı kültürleri deneyimledik. Kubbetu’s-Sahra’nın altında, tarihin derinliklerinde kaybolmuş gibi hissettik.

Her an, her dokunuş, bu kutsal topraklarda özel bir anlam taşıdı.

Sonunda, dönüş vakti geldi. Mescid-i Aksa’nın özel anılarıyla yüklü, gözlerimizden kalplerimize uzanan bir serüvendi bu.

Eve dönerken, gözlerimizdeki ışıltı, Mescid-i Aksa’nın huzurunu ve bu kutsal topraklarda yaşanan unutulmaz anıları yansıtıyordu.

İnşallah bir gün tekrar bu topraklara gelme duasıyla, içimizdeki bu özel anılarla ayrıldık.


Filistin ve Mescidi Aksayı Anlatan, Dini Masallar ımızın da sonuna Geldik. Sizlerin fikirleri bizler için çok önemli, Eğitici Masalımızı Paylaşmayı ve Yorum Yazmayı Unutmayın. Bir başka uyku masalın da görüşmek üzere, şimdilik hoşça kalın.


İlginizi Çekecek Masallar oku


MASAL KATEGORİLERİ
Masal Oku
Dini Masallar
Eğitici Masallar
Türk masalları
Baba Masalları Youtube Kanalı

İlginizi Çekecek Hikayeler

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *