Yaramaz Kardeş

Yazımızı Paylaşın

Yaramaz Kardeş / Eğitici Masallar

Kısa Hikayeler Masal oku sayfamızda çocuklar için hazırladığımız eğitici masalar, yeni uyku masalı var sırada, Kardeşine çok kızan küçük kızın masalını severek okuyacaksınız, masalımız zeka geliştiren masallar, çocuklarımıza örf ve adetlerimizi öğreten masallar dan dır, ayrıca masallarımız ayetli masallar dır. Masalımızı Alt kısımda bulunan Baba masalları Katkıları ile hazırlanmış Masal videomuzdan Dinleye bilirsiniz.

“Allah sizi annelerinizin karnından hiçbir şey bilmezken çıkardı ve umulur ki şükredersiniz diye size işitme, görme duyuları ve gönüller verdi.” (Nahl sûresi, 78. âyet)

Anneee! Olamaz yaaa! Sema’nın canhıraş feryadı annesini je hızıyla odasına getirmişti.
-Sema, n’oldu kızım?
-Anne şuna baksana, Meryem ödevimi karalamış.

Sema’nın gözünden pınarlar fışkırıyordu adeta. Annesi çaresiz kızını teselli etmeye çalışıyordu:
-Tamam kızım üzülme, olan olmuş. Öğretmenine anlatırsın durumu. O da anlayışla karşılar inşallah.
-Hayır anne, puan kırar.
-O zaman yeniden yap sen de.
-Ama anne kaç saat uğraştım. Tekrar nasıl yapacağım. Keşke kardeşim olmasaydı.
-Bu kardeşinin suçu değil ki yavrucuğum. Kapını açık bulunca kalemle oynamış kendince. Hem sen de yapardın böyle yaramazlıklar küçükken.
-Ben de yaparmışım yaramazlıklar, hiç de bile anne! Sanki benim ödevini karalayacak ablam vardı.

Küçük Meryem yolunda gitmeyen bir şeyler olduğunu anlamış, şaşkın şaşkın bir annesine bir ablasına bakıyordu. Sema’yı sakinleştiremeyeceğini anlayan annesi Meryem’i de alıp sessizce odadan çıktı. Sema bir taraftan söyleniyor, bir taraftan da ödevini yeniden yapmaya hazırlanıyordu. İkindi ezanı başladığında ödevini eskisinden de güzel olmuş bir halde tamamlamıştı bile. Nasıl da kısa sürmüştü. Ayrıca pek çok hatasını fark edip düzeltmişti. Eksiklikleri tamamlamıştı. İşte şimdi iyi bir not alabilirdi.

Annesine müjdeli haberi vermek için mutfağa yöneldi. Mutfak kapısında annesini seyre daldı. Akşamki misafirler için poğaça yapıyordu. Bir parça hamur da Meryem’e vermişti. O da gülücükler saçarak hamurla oynuyordu. Birden kendi küçüklüğünü hatırladı: “Yine böyle bir misafir hazırlığında bütün unu kaşıkla halıya saçtığını hatırlıyordu. Annesi hiç kızmamıştı. Sonra babasının telefonuyla balkonda oynarken telefonun elinden kayıp balkondan aşağıya düşüşünü ve paramparça oluşunu dün gibi hatırlıyordu. Babası çok üzülmüştü. Daha geçen yaz köye gittiklerinde dedesinin domates fidelerini ot sanıp çiğnemişti. Artık domatesin bitkisini çok iyi tanıyordu”.

Düşündükçe aklına o kadar çok şey geliyordu ki:
-Anneciğim, ben de çok yaramazdım değil mi?
-Yani… Her çocuk kadar…
-Peki, sen nasıl sabrediyorsun bizim yaramazlıklarımıza? Ben çok sinirlendim  Meryem’e mesela.
-Çünkü insan küçükken oyunla gerçeği; doğruyla yanlışı ayırt edemez çoğunlukla. Daha çok hata yapar yani. Eğer sabreder incitmezsek büyüdükçe o da öğrenecek, anlayacak. İnsan emekle büyür, sevgiyle yaşarmış unutma!
-Unutmam anneciğim, ben de yardım edeyim mi?
-Ne iyi olur vallahi. Meryem hamurdan sıkılıp unla oynamaya başlamadan şu işi bitirelim. Anne kız kahkahalarla gülüşüyorlardı.

MASAL KATEGORİLERİ
Masal Oku
Dini Masallar
Eğitici Masallar
Türk masalları
Baba Masalları (Youtube)

Eğitici masalımızı Dinlemek İstermisiniz?


KISA HİKAYELER

Severek Okuduğunuz hikayelerimize Android uygulamamızı indirerek cep telefonlarınızdan ve Tabletlerinizden Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz.

 


Yazımızı Paylaşın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.